ATATÜRK HAVALİMANI UÇUŞLARA DEVAM ETMELİ

Atatürk Havalimanı uçuşlara kapatılmamalı

Emekli Hava Pilot Tümgeneral İrfan Sarp, Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen Teknofest’e katıldı. Hem fuarda gördüğü Milli Muharip Uçağını, hem de Atatürk Havalimanı neden kapatılmamalı sorunun cevabını Kokpit.aero okuyucularımız için verdi.

 Geçen yıl o zamanki ismiyle İstanbul 3’ncü Havalimanı’nda düzenlenen Teknofest 2018, bu yıl çok daha büyük bir katılımla İstanbul Atatürk Havalimanı’nda tertiplenmiştir. 16-22 Eylül 2019 tarihleri arasında düzenlenen Teknofest 2019, Türkiye’nin teknolojide ne kadar büyük bir aşama kaydettiğinin en güzel ve gözle görülür ispatı olmuştur. 

Ben, bu yıl Teknofest’in ikinci gününde (17 Eylül) Atatürk Havalimanı’na gidip bu son derece güzel tertiplenen organizasyonu gezmek imkânı buldum. Fuarda Türk mühendisleri tarafından dizayn edilen uçak ve İHA’ları incelerken, Türk insanının teknolojide ne büyük hamleler yapabileceğini bizzat gözlerimle gördüm ve hepsiyle gurur duydum.

MMU MOCK-UP’I

Teknofest 2019’un düzenlendiği Atatürk Havalimanı apronunda Milli Muharip Uçağımız MMU /TF-X’in mockup’ının sergileneceğini basın haberlerinden öğrenmiştim. MMU / TF-X’in bire bir ölçekte sergilenen mock-up modelini önden, yandan ve kuyruk bölümünden uzun uzun inceledim. 

Uçağın kuyruk bölümünü incelerken, MMU’nun F-35 gibi tek motorlu değil de çift motorlu modelinin seçilmesiyle ne kadar isabetli bir karar verildiğini düşündüm. Bir de MMU’nun burun iniş takımının yerinin, motor hava alıklarının hemen arkasında dizayn edilmesiyle büyük isabet sağlandığını düşündüm. Malumlarınız, burun iniş takımı hava alıklarının önünde dizayn edildiğinde, kalkışta pist üzerindeki bir yabancı madde burun tekerleği hızla üzerinden geçerken yerden fırlıyor ve motor hava alığından içeri girerek motorda yangın çıkarabiliyor. MMU’nun burun iniş takımının yerini dizayn eden mühendisleri tebrik etmek lâzım. 

Belki MMU’nun imalat modeli üzerinde daha bazı düzeltmeler yapılacaktır ama gördüğüm bu şekliyle MMU’nun mükemmel bir aerodinamik özelliğe sahip olacağını söylemek mümkündür. Bu vesileyle şunu da belirtmeliyim ki ben Hava Kuvvetlerimizin en şanslı pilotlarından biri idim. Çünkü uçuş birliklerimizde ve yabancı ülke hava kuvvetleri envanterinde bulunan F-15, F-16, F-111, Mirage5 ve Alpha Jet dahil 12 değişip tip muharip jet uçağıyla uçmak fırsatı bulmuştum. 

MÜKEMMEL AERODİNAMİK TASARIM

Şimdi hiçbir şovenizm duygusuna kapılmadan ve abartmadan, bütün samimiyetimle söyleyebilirim ki, Milli Muharip Uçağımız MMU, benim uçtuğum 12 değişik tipte muharip jet uçağı içinde aerodinamik şeklini en çok beğendiğim uçak olmuştur. MMU’nun en mükemmel performans ve özellikleriyle 5’nci nesil bir muharip uçak olarak imal edileceğine ve güzel yurdumuzun semalarını koruyacağına ben bütün kalbimle inanıyorum.    

Teknofest 2019 fuarıyla ilgili gözlemlerimi bu şekilde belirttikten sonra, kaleme aldığım bu makalenin amacını Teknofest fuarıyla bağlantılı olarak şöyle ifade edeyim:

ATATÜRK HAVALİMANI UÇUŞLARA KAPATILMAMALIDIR

2018 yılının başlarında basında yer alan haberlerde, yeni İstanbul Havalimanı hizmete girdikten sonra Atatürk Havalimanı’nın kapatılacağına dair yazılar çıkıyordu. Atatürk Havalimanı’nın uçuşlara kapatılacağı ve yerine Millet Bahçesi ismi altında halkın yararlanacağı sosyal tesislerin kurulacağı, 2018 Haziran ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklandı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal D ve CNN TÜRK televizyonlarının 7 Haziran 2018 tarihindeki ortak yayınında yaptığı bir söyleşide, sunucunun sorularını yanıtlarken, İstanbul halkı için böyle büyük bir dinlenme alanına ihtiyaç duyulduğunu, Atatürk Havalimanı arazisinin New York Central Park’ın yaklaşık 4 katı büyüklüğünde olduğunu, burada kurulacak millet bahçesinin İstanbul halkının ihtiyaçlarını karşılayacağını ve proje mimarlarının da bu ihtiyaçlara göre çalıştıklarını açıklamıştı. 

7 Haziran 2018 tarihindeki televizyon programından bu yana geçen 15 aylık süre içinde mimarların çalıştıkları Millet Bahçesi projesiyle ilgili basında her hangi bir haber yer almamıştır. Bu arada kargo ve VIP uçakları Atatürk Havalimanı’nı kullanmaya devam etmektedirler. 

Televizyondaki söyleşi esnasında, İstanbul Millet Bahçesi’nin aşağıda görülen temsili fotoğrafı da televizyon stüdyosunun büyük ekranına yansıtılmıştı.

Söyleşide ekrana yansıtılan yukarıdaki temsili fotoğrafın sol tarafında mevcut uçuş kulesi görülmektedir. Halen kullanılmakta olan bu kulenin yakınından geçen taksi yollarının ve ilerisindeki uçuş pistlerinin ve diğer tesislerin Millet Bahçesi projesiyle kaldırılmış olacağı anlaşılmaktadır. 

Atatürk Havalimanı çok geniş bir sahayı kapsamaktadır. Bu geniş sahanın bir bölümüne Millet Bahçesi yapılsa bile her üç pist gelecekte kullanılabilecek şekilde mutlaka muhafaza edilmeli, pistlerin bakımları yapılarak her zaman iniş ve kalkışa müsait durumda muhafaza edilmelidir.

Aşağıdaki Atatürk Havalimanı bölgesinin Google haritasının sol alt kenarında uçuş kulesi ve kulenin kuzey doğu bölümünde de Teknofest 2019 fuarının yer aldığı büyük apron görülmektedir.

HAVALİMANINI KAYBETMEK

Siz şimdi bu iki fotoğrafı yan yana koyduğunuzda ne düşünürsünüz? Millet Bahçesi Projesi gerçekleştirildiği takdirde artık Atatürk Havalimanı bölgesinde Teknofest gibi mükemmel fuarlar ve milyonların katıldığı havacılık etkinliklerinin organize edildiği böylesine geniş, merkezi ve ulaşım kolaylıkları olan büyük bir saha, bir daha geriye gelmemek üzere kaybedilmiş olacaktır. 

Teknofest 2019 fuarına kendi eğitim, ulaştırma uçaklarımız ve ayrıca  Rus muharip ve sivil uçakları da katılmıştır. İşte uçakların da katılacağı böyle büyük çaptaki bir fuar ancak jet uçaklarının iniş ve kalkışlarına müsait bir havaalanında tertip edilebilir. Eğer Atatürk Havalimanı arazisinde Millet Bahçesi yapılırken uçuş pistleri de yukarıdaki temsili fotoğrafta görüldüğü gibi ortadan kaldırılırsa, artık Atatürk Havalimanı’nda Teknofest gibi büyük fuarların tertiplenmesi mümkün olamayacaktır. 

Yeni İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanlarının yoğun hava trafiği içinde böyle büyük fuarlar tertip edilemeyeceğine göre, bölgede bu gibi etkinliklerin tertip edilebileceği Çorlu Havalimanı kalmaktadır ki o da İstanbul’a oldukça uzak mesafede olduğundan halkın istenen sayıdaki katılımı mümkün olamayacaktır.

Atatürk Havalimanı’nın uçuşlara açık tutulmasının en önemli gerekçelerden biri, bu havalimanının gerektiğinde askeri amaçlarla kullanılmasına olan ihtiyaçtır. Gelecek yıllarda da bu havaalanının askeri ihtiyaçlar için kullanılabileceği; hatta gerginlik zamanlarında bu havalimanında konuşlanacak muharip uçakların bölgede caydırıcı bir rol oynayacağı dikkate alınarak kapatılmaması ve ihtiyaç duyulduğunda askeri uçakların uçuş faaliyetleri için mutlaka açık tutulması gerekmektedir.

HAVA KUVVETLERİMİZİN KURULUŞU

Askeri uçaklardan söz edilirken bir de asla unutulmaması gereken bir husus, Atatürk Havalimanı arazisinin tarihi bir değere sahip olmasıdır. Hava Kuvvetlerimizin teşkilatı 1 Haziran 1911 tarihinde kurulduktan sonra pilotaj eğitimi için seçilen pilotlarımız Fransa’da eğitimlerini tamamlamış, 1912 yılında Fransa’dan temin edilen ilk iki uçak bu havaalanına getirilip konuşlandırılmış ve ilk pilotlarımızın eğitimleri de burada yapılmıştır. 

Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi haline getirilse bile, Hava Kuvvetlerimizin temellerinin atıldığı şimdiki Hava Müzesinin bulunduğu bölge mutlaka muhafaza edilmelidir.

BAKIM MERKEZLERİ NE OLACAK

Atatürk Havalimanına geçmişte büyük paralar harcanarak uçak bakım tesisleri yapılmıştır. Bu tesislerde sadece THY uçakları değil, yabancı havayolu uçaklarının da bakımları yapılmakta ve bu hizmetlerin karşılığında ülkeye önemli miktarda döviz girdisi sağlanmaktadır. Atatürk Havalimanı, geçmişte kazanılmış olan bu lojistik imkanlarıyla uçakların bakım hizmetlerinde kullanılmaya devam edilmesi ve yeni İstanbul Havalimanı’nın ise, bir Hub (transit merkezi) olarak uçuş ve operasyonel faaliyetlere ağırlık verilerek kullanılması en rasyonel bir uygulama olarak görülmektedir.

YEDEK MEYDAN STATÜSÜ

Atatürk Havalimanı uçuşlara kapatılmadığı takdirde, yeni İstanbul Havalimanı’nın bir yedek meydanı olarak kullanılabilecektir. Kışın bazı günlerinde İstanbul Havalimanının bulunduğu Karadeniz sahil şeridi görüş mesafesinin sıfıra indiği yoğun bir sis tabakasıyla kaplandığında; Florya, Yeşilköy bölgesi açık olabilmektedir. Meteoroloji kayıtları incelendiğinde, kış aylarının hangi günlerinde İstanbul’un kuzeyindeki sahil şeridinin yoğun sisle kaplandığı ve ayni saatlerde güneyinin açık olduğu tespit edilebilir. 

İstanbul’da, görüş mesafesinin sıfıra indiği Kuzey sahil şeridinde İstanbul Havalimanı’na iniş zorluğu çeken uçaklar, uzaktaki yedek meydanlara gitmek ihtiyacı duymadan, hemen yakınındaki Atatürk Havalimanı’na yönlendirilebilecektir.

Günümüzde havacılık fuarları giderek önem kazanmaktadır. Eskiden dünyada havacılık fuarları Paris Le Bourget ve Londra yakınlarındaki  Farnborough havalimanlarında düzenlenir ve bu fuarlar uçakların ve havacılıkla ilgili tüm teçhizat ve sistemlerin tanıtıldığı ve pazarlandığı fuarlar olarak dünya havacılık sektörünün buluşma merkezleri olurdu. Son yıllarda Dubai ve Singapur şehirlerinde düzenlenen havacılık fuarları da büyük önem kazanmaya başlamıştır.

Türkiye’de son yıllarda havacılık ve savunma sanayi  sektöründe kaydedilen büyük gelişmelere bağlı olarak, Türk markası taşıyan uçak, helikopter, İHA, füzeler ve diğer silah sistemlerinin sergilenerek tanıtılıp pazarlanması yolunda büyük bir çaba içine girilmiştir. Eğer Türkiye ileride Le Bourget, Farnborough, Dubai ve Singapur gibi havacılık fuarları tertip etmek isterse, işte Atatürk Havalimanı bu iş için en mükemmel bir fuar alanı vazifesi görecektir. Son tertiplenen Teknofest 2019 fuarını 1 milyon 720 bin kişinin gezmesi de bunun en çarpıcı ispatı olmuştur.

GELİŞEN DRONE DÜNYASI

Son yıllarda drone teknolojisinde büyük gelişmeler olmaktadır. Gövdeleri genişletilmiş, motor sesi duyulmayan, sessiz, her noktaya inip kalkabilen dronların ilerde ticari amaçlarla kullanılacağına dair pek çok emare mevcuttur. Atatürk Havalimanı, bu işlerde kullanılmak için en iyi bir konuma sahip bulunmaktadır.

Atatürk Havalimanı konusunda Kokpit.aero sitesinde 4 Ekim 2018 tarihinde yayınlanan makalemde, İstanbul’un nüfusuyla orantılı olarak Londra ve New York şehirlerinin civarında bulunan havalimanları sayılarını mukayese etmiştim. Bu iki mega kentin civarında bulunan havalimanlarının yerleri ve isimleri aşağıdaki Google haritasında işaretlenmiştir.

Kent nüfusu 8.5 milyon ve çevresindeki yerleşim yerleriyle metropol nüfusu 14 milyon olan Londra’nın çevresinde Heathrow, Gatwick, Biggen Hill, Luton, Stansted ve London City isimli 6 havalimanı bulunmaktadır. Kent nüfusu 9 milyon ve çevresindeki yerleşim yerleriyle metropol nüfusu 20 milyon olan New York şehrinin kullandığı, JFK, Newark Liberty, Laguardia ve Stewart isimli dört  havalimanı yer almaktadır. Metropol nüfusu 14 Milyon olan Londra’nın altı havalimanı; metropol nüfusu 20 milyon olan New York’un dört havalimanı bulunurken, metropol nüfusu 16 milyon olan İstanbul’un, derin analizler yapılmadan bile, pragmatik bir yaklaşımla ve basit bir matematik hesapla, en az üç havalimanına sahip olması gerektiği kolayca anlaşılır.

İSTANBUL’DA ÜÇ HAVA LİMANININ TRAFİK KONTROLU  SAĞLANABİLİR Mİ? 

Gelecek yıllarda İstanbul bölgesinde en az üç havalimanına ihtiyaç duyulacağını ve Atatürk Havalimanı’nın kapatılmadan kullanılmaya devam edilmesi gerektiğini savunan makalem geçen yıl yayınlandığında, bazı okurlardan Atatürk Havalimanı ile yeni İstanbul Havalimanı uçuş trafiğinin yönetilmesinde güçlükler, emniyetsiz durumlar olabileceği şeklinde yorumlar almıştım. 

Bunun üzerine konuyu yakın havayolu pilotu arkadaşlarımla istişare edip onların görüşlerini aldım. Konuştuğum havayolu pilotu arkadaşlarımın hepsi de, modern kontrol radarları ve cihazlarına sahip bir Hava Trafik Kontrol Merkezi’nin, tecrübeli ve yetenekli kontrolörleri vasıtasıyla İstanbul bölgesinde bulunan Atatürk, Sabiha Gökçen ve yeni İstanbul Havalimanı uçuş trafiğinin yönetilmesinde hiçbir problem olmayacağını söylediler.

Sadece matematik hesaplarla bile İstanbul bölgesinde üç uluslararası havalimanının uçuş trafiği kontrolünde bir problem olamayacağı sonucuna varmak kolaydır. Bunun için de yabancı ülkelerdeki büyük şehirlerin havalimanlarının durumlarını ve aralarındaki mesafeleri ölçerek İstanbul bölgesiyle onların mukayesesi yapılmıştır. Yapılan ölçümlerde şu bilgiler çıkarılmıştır:

New York JFK Havalimanı ile Laguardia Havalimanı arasındaki mesafe 8 mildir. Üstelik bu iki havalimanı bizdeki Atatürk ve İstanbul havalimanında olduğu gibi yaklaşık ayni coğrafi eksen üzerinde bulunuyor.

Londra Gatwick Havalimanı – Londra London City Havalimanı arası 7 mildir. Londra Gatwick – Londra Biggen Hill arası 6 mildir. Üstelik bu üç havalimanı,  Atatürk Havalimanı ve İstanbul Havalimanlarında olduğu gibi ayni coğrafi eksen üzerinde bulunmaktadır

Roma Fiumicino Havalimanı – Roma Ciampino Havalimanı arası 15 mildir.

İstanbul Havalimanı ile Atatürk Havalimanı arası ise, her iki havalimanının orta noktalarından 18 deniz milidir. Sabiha Gökçen ile Atatürk Havalimanı arası mesafe 23  mil, Sabiha Gökçen İstanbul Havalimanı arasındaki mesafe 34 mildir.

LONDRA, NEW YORK, ROMA ÖRNEĞİ VE İSTANBUL

Şimdi bu matematiksel verileri ortaya koyduktan sonra, İstanbul bölgesindeki Atatürk Havalimanı, Sabiha Gökçen Havalimanı ve İstanbul Havalimanı’nın birbirlerine olan mesafeleri ile Londra, New York ve Roma şehirlerindeki havalimanlarının aralarındaki mesafeleri mukayese ettiğimizde, İstanbul Havalimanı ve Atatürk Havalimanı bölgesindeki hava trafiğinin yönetilmesinde emniyetsiz durumlar ortaya çıkabileceğini iddia eden arkadaşlara şu soruyu sormak gerekiyor. Londra, New York ve Roma şehirlerindeki havalimanlarının birbirine olan mesafeleri İstanbul’daki havalimanlarına kıyasla çok daha kısa olmasına rağmen onlar hava trafiklerini nasıl emniyetle yönetebiliyorlar da bizde emniyetsiz durumların ortaya çıkabileceği endişesi taşınabiliyor?  Bizde eksik olan nedir? Acaba biz bir yerde yanlışlık mı yapıyoruz?

SONUÇ:

Atatürk Havalimanı arazisi üzerinde millet bahçesi yapılacaksa bile, bu havalimanının tamamen uçuşlara kapatılması gibi bir yanlışlığa asla düşülmemelidir. Havalimanları bütün dünyada stratejik bir değere sahiptir. Günü geldiğinde hayati ihtiyaçları karşılamak için mutlaka muhafaza edilmelidir. Unutmamak gerekir ki, bir havalimanını kapattığınızda bir daha geri gelmez!

Atatürk Havalimanı tamamen uçuşlara kapatılırsa, bu sadece İstanbul halkı için değil, bütün Türk havacılığı için geri dönülmesi imkânsız büyük bir hata ve yerine getirilemeyecek büyük bir kayıp olacaktır.

İrfan Sarp

Emekli Hava Pilot Tümgeneral

24 Eylül 2019

Kaynak: www.kokpit.aero