İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen, AA Finans Masası programına konuk olarak havalimanının güncel performansını ve gelecek hedeflerini açıkladı. Bölgesel çatışmaların havacılığı olumsuz etkilediği dönemde İstanbul Havalimanı, “güvenli liman” algısıyla öne çıkıyor.
2026 İlk Çeyrek Performansı ve Büyüme
Bilgen, 2025’i 84,5 milyon yolcuyla kapatan havalimanının bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 5,5 büyüme kaydettiğini belirtti. Yıl başındaki yüzde 8 hedefinin biraz gerisinde kalınsa da, küresel olumsuzluklara rağmen pozitif ivme korundu. Özellikle Orta Doğu’daki gelişmeler nedeniyle divert uçuşların artması ve Körfez taşıyıcılarının uzun süreli park tercihleri, İstanbul’un avantajını güçlendirdi.
4. Ana Pist ve Kapasite Artışı
Master plan doğrultusunda ilerleyen yatırımlarda kritik aşamaya gelindi. Bu yılın ikinci yarısında 4. ana pist devreye alınacak. Üç ana pistle başlayan bağımsız operasyonlar, dördüncü pistle daha da verimli hale gelecek. Taksi süreleri kısalacak, yakıt tasarrufu artacak ve operasyonel kapasite yükselecek.
Terminal tarafında da çalışmalar devam ediyor. Mevcut 90 milyon yolcu kapasitesi, 120 milyon seviyesine çıkarılacak. Faz-2 yatırımlarının tamamlanmasıyla İGA İstanbul Havalimanı, 200 milyon yolcu hedefli uzun vadeli vizyonuna bir adım daha yaklaşmış olacak.
Avrupa Rekorları ve Ekonomik Katkı
- Günlük yolcu rekoru: 280 bini aşan yolcu
- Günlük uçuş rekoru: 1.700’ü aşan hareket
- Avrupa’da yolcu ve uçuş sayısında zirve
Bağımsız araştırmalara göre İstanbul Havalimanı, Türkiye ekonomisine doğrudan ve dolaylı yollardan yaklaşık 24,2 milyar dolar katkı sağlıyor. Bu etki, GSMH’nın yüzde 2,5’ine denk geliyor. Havacılıkta yüzde 10’luk bağlantı artışı, GSYİH’ya binde 1000’lük katkı anlamına geliyor.
Teknoloji ve Uzun Vadeli Master Plan
İstanbul Havalimanı, baştan itibaren uzun vadeli master planla tasarlandı. Biyometrik sistemler, yapay zeka destekli bagaj yönetimi ve robotik otomasyon gibi yeniliklerle yolcu deneyimi üst seviyeye taşınıyor. Bilgen, havalimanını “sadece teknoloji kullanan değil, geliştiren” bir yapı olarak tanımladı.
Bağımsız triple runway operasyonları Avrupa’da örnek oldu. Dördüncü pistin devreye girmesiyle rekabet avantajı daha da artacak. Bölgesel konumunun sağladığı doğu-batı ve kuzey-güney transfer hub potansiyeli, rakiplerden ayrıştırıcı en büyük faktör.

















