Küresel havacılık sektörü, uçakların yüksek irtifada arkalarında bıraktığı yoğuşma izlerinin gezegen üzerindeki ısınma etkisini asgari seviyeye çekmek amacıyla kontrail azaltma stratejileri üzerinde yoğunlaşıyor. Jet motorlarından çıkan su buharının -40 derecenin altındaki soğuk atmosfer tabakalarında buz kristallerine dönüşmesiyle meydana gelen bu izler, uygun nem koşullarında kontrail cirrus adı verilen ince bulut tabakalarına dönüşerek ısıyı atmosferde tutuyor.
Yapay Zekâ ve İrtifa Değişiklikleriyle İzlerin Önüne Geçiliyor
Aynı hava aracının farklı gün ve rotalarda dahi değişken irtifa sıcaklıklarına bağlı olarak iz bırakabilmesi, sektör temsilcilerini dinamik operasyonel çözümlere yöneltti. Kalıcı kontraillerin özellikle kış aylarında ve gece uçuşlarında güneş ısısını hapsederek daha belirgin bir ısınma etkisi oluşturduğu bilimsel raporlara yansıyor. Karbon emisyonlarını düşürmeye yönelik uzun vadeli filo yenileme süreçlerine alternatif olarak geliştirilen operasyonel planlamalar, mevcut uçak filolarıyla kısa sürede netice almayı hedefliyor.
Bu kapsamda uygulanan kontrail kaçınma modeli; meteorolojik veriler ile yapay zekâ algoritmalarını harmanlayarak iz oluşma riski yüksek hava koridorlarını önceden saptıyor. Pilotlar, riskli bölgeleri genellikle 600 metreye varan dikey irtifa ayarlamaları veya küçük yatay rota sapmalarıyla teğet geçiyor.
Kuzey Atlantik’te Geniş Ölçekli Denemeler Başladı
Kuzey Atlantik Shanwick hava sahasında yürütülen Operation Blue Skies programı, bu operasyonel yaklaşımı geniş ölçekte sahaya taşıdı. İngiltere hükümeti, NATS hava trafik kontrol otoritesi ve Google iş birliğiyle kış periyotlarında 20 ila 40 test günü üzerinden ilerleyen proje, daha önce American Airlines uçuşlarında elde edilen yüzde 54 ila 62 arasındaki kontrail azalma başarısını daha ileriye taşımayı amaçlıyor.
Uygulanan her irtifa değişiminin ilave yakıt sarfiyatına ve dolayısıyla ek karbon salımına yol açabilmesi, uzmanların kaçınma manevrasından sağlanan fayda ile artan emisyon dengesini hassas modellemelerle takip etmesini zorunlu kılıyor. Anlık atmosferik değişimlere rağmen rota optimizasyonu sağlayan sistemler, havacılık operasyonlarında doğrudan uygulanabilir pratik çözümler arasındaki yerini koruyor.















