Havacılık sektöründe 2006 yılından bu yana yürürlükte olan 100 ml kuralı, yeni nesil güvenlik teknolojilerinin terminallere entegre edilmesiyle birlikte kademeli olarak rafa kalkıyor. Avrupa genelinde bilgisayarlı tomografi tabanlı CT güvenlik tarayıcısı kullanan havalimanlarında yolcular, artık el bagajında tek bir kap içinde 2 litre sıvı taşıyabiliyor.
Güvenlik kontrol noktalarındaki yoğunluğu azaltmayı hedefleyen yeni sistemler, çantalardaki sıvı ve elektronik cihazları yüksek çözünürlüklü üç boyutlu görüntülerle tarayabiliyor. Katı ve sıvı patlayıcıları saniyeler içinde ayırt edebilen bu teknoloji, yolcuların dizüstü bilgisayarlarını ya da şeffaf poşetlere koydukları sıvıları çantalarından çıkarma zorunluluğunu da ortadan kaldırıyor.
2 Litre Sıvı Sınırına Geçen Havalimanları
İngiltere’de Heathrow, Gatwick, Edinburgh ve Birmingham gibi yoğun merkezler yeni tarama sistemlerine geçiş yaparak el bagajındaki havalimanı sıvı kısıtlaması uygulamasını gevşeten ilk noktalar arasında yer aldı. Avrupa kıtasında ise Roma Fiumicino, Milano Linate, Bologna, Dublin, Prag, Vilnius, Krakow ve Malta havalimanları 2 litreye kadar sıvı taşınmasına olanak tanıyan altyapıyı devreye aldı. Bununla birlikte, geçiş sürecinin devam etmesi sebebiyle aynı terminal içindeki farklı güvenlik kapılarında dahi cihaz farklılıklarından ötürü kurallar değişiklik gösterebiliyor.
Eski Sistemde Kalan Noktalar ve Aktarma Riski
Yeni teknolojilere rağmen 100 ml kuralı kıta genelinde tamamen sona ermiş değil. Paris, Madrid, Atina ve Lizbon gibi önemli aktarma merkezlerinde klasik X-ray sistemleri kullanılmaya devam ediyor. Bu noktalardan uçacak yolcuların, sıvılarını 100 mililitreyi aşmayan kaplarda ve 1 litrelik kilitli şeffaf poşetler içinde sunma zorunluluğu sürüyor.
Farklı uygulamalar, özellikle aktarmalı seyahat eden yolcular için kritik bir risk oluşturuyor. Çıkış noktasında 2 litre sınırıyla uçağa alınan sıvılar, klasik tarayıcıların bulunduğu bir aktarma havalimanında güvenlik kontrolüne takılarak imha edilebiliyor.
Güvenlik Kontrolünde Dikkat Edilmesi Gereken Ayrıntılar
Geleneksel tarayıcıların bulunduğu kontrol noktalarında sınır değerlendirilirken içindeki sıvı miktarına değil, doğrudan kabın toplam hacmine bakılıyor; bu nedenle içinde az miktarda sıvı kalan büyük şişelerin geçişine izin verilmiyor. Bazı terminallerde metal veya termal yalıtımlı su şişelerinin tamamen boş olarak kontrolden geçirilmesi şartı aranırken, kabin içine kabul edilecek sıvı miktarı konusunda havayolu şirketlerinin bagaj kuralları da belirleyici rol oynuyor.
Avrupa Komisyonu ve sivil havacılık otoritelerinin onayladığı C3 standardındaki tomografi cihazları yaygınlaştıkça el bagajı sıvı sınırı konusundaki esneklik genişlemeyi sürdürüyor. Yolcuların mağduriyet yaşamaması adına uçuş öncesinde hem kalkış hem de aktarma noktalarındaki güncel terminal donanımlarını teyit etmesi gerekiyor.















