Kazazedelerden Ağır İhmal Suçlaması
4 Kasım 2025 tarihinde Louisville’de meydana gelen ve UPS Airlines filosundaki bir McDonnell Douglas MD-11 tipi kargo uçağının kalkıştan hemen sonra düşmesiyle sonuçlanan kaza, yargıya taşındı. Olayda hayatını kaybedenlerin aileleri, UPS, uçak üreticisi Boeing (McDonnell Douglas’ı devralan şirket olarak) ve motor üreticisi GE Aerospace aleyhine “haksız ölüm” (wrongful death) davası açmaya hazırlanıyor.
Davacıları temsil eden Clifford Law Offices ve Sam Aguiar hukuk büroları, kazanın önlenebilir olduğunu ve sanıkların kârı güvenliğe tercih ettiğini iddia ediyor. Dava dosyasında, kargo uçağının gövdesinin “eski, yorgun ve kullanım ömrünü çoktan tamamlamış” olduğu öne sürülüyor.
Yerleşim Yerindeki Kayıplar ve Davacılar
Kaza sadece uçuş ekibini değil, uçağın düştüğü sanayi bölgesindeki sivilleri de etkiledi. Trajedide 3 uçuş mürettebatı ve yerde bulunan 11 kişi olmak üzere toplam 14 kişi yaşamını yitirdi.
Açılan davada temsil edilen isimler arasında şunlar yer alıyor:
- Angela Anderson (45): Uçağın çarptığı işletmede müşteri olarak bulunan bir anne.
- Trina Chavez (37): Grade A Auto Parts çalışanı ve bir anne.
Teknik Neden: Motorun Gövdeden Ayrılması
Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu’nun (NTSB) yayınladığı ön raporda yer alan bulgular, davacıların iddialarını güçlendirir nitelikte. Rapora göre, MD-11 tipi uçağın sol motoru kalkış sırasında kanattan ayrılarak uçağın dengesini bozdu ve sanayi sitesine çakılmasına neden oldu. İncelemelerde, motoru kanada bağlayan donanımda (pylon) metal yorgunluğu çatlakları tespit edildi.
Hukuki Süreç Genişliyor
Bu dava, kaza sonrası açılan ilk hukuki işlem değil. Kazadan sadece iki gün sonra Morgan & Morgan hukuk bürosu tarafından, bölge sakinleri ve işletmeler adına bir toplu dava (class action) süreci başlatılmıştı. Söz konusu davada, zehirli duman soluma ve maddi hasar gerekçeleriyle tazminat talep edilmiş, ayrıca GE’nin CFM6 motorları ve MD-11’in geçmişteki güvenlik siciline (2009 FedEx Tokyo kazası gibi) atıfta bulunulmuştu.
Havacılık otoriteleri ve hukukçular, 34 yıllık hizmet geçmişi olan söz konusu uçağın bakım kayıtlarının ve metal yorgunluğu testlerinin dava sürecinde belirleyici olacağını vurguluyor.

















